ABD Başkanı Donald Trump ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte arasında Beyaz Saray’da gerçekleştirilen önemli bir görüşmeden sonra, Rutte CNN’e çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trump’ın bazı NATO müttefiklerine karşı duyduğu hayal kırıklığını açıkça dile getirdiğini ifade eden Rutte, “Başkan Trump, belirli müttefikler hakkında net bir hayal kırıklığı içinde. Ancak söylediklerimi dikkatlice dinledi” şeklinde konuştu.
Rutte, görüşmede Avrupa ülkelerinin askeri üs sağlama, lojistik destek ve hava sahası geçişleri konusundaki taahhütlerini büyük ölçüde yerine getirdiğini hatırlatarak, “Avrupa görevini yerine getirdi” dedi. Ayrıca, İran’ın nükleer ve balistik füze kapasitelerinin azaltılmasının önemi üzerinde durarak, bu konuda geniş bir uluslararası destek bulduğunu vurguladı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer liderliğindeki 30’dan fazla ülkenin, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla askeri planlamaya katıldığını da ekledi.
Rutte, Trump’ın bazı ülkelerin ABD’nin taleplerine karşı tutumlarından dolayı duyduğu hayal kırıklığını anladığını belirtti. “Çoğu Avrupa ülkesi taahhütlerini yerine getirirken, bazıları bu konuda eksik kaldı. Bu nedenle Trump’ın hayal kırıklığını anlamak mümkün” ifadelerini kullandı.
Görüşmede Trump’ın NATO’dan çekilme tehdidinin gündeme gelmesi üzerine Rutte, “Evet, açık bir hayal kırıklığı var. Ama Trump benim söylediklerimi dikkatle dinledi. Lahey’deki savunma harcaması taahhüdünün, yani yüzde 5 hedefinin onun liderliğiyle belirlendiğini hatırlattım. Bu, onun bıraktığı dönüşümsel bir mirastır; yani daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO demektir” dedi.
Rutte, görüşmenin dostane bir ortamda geçtiğini vurgulayarak, Trump’ın liderliğine hayranlık duyduğunu ifade etti. “Geçen yılki NATO zirvesinde gösterdiği tutum oldukça önemliydi. NATO müttefikleri, İran’ın nükleer ve balistik kapasitesinin ortadan kaldırılması konusunda onunla hemfikir. Ancak Avrupalılar bu hedefe diplomatik yollarla ulaşmayı arzuluyor. Uzun süren müzakereler, Kuzey Kore örneğinde olduğu gibi geri dönülemez bir noktaya gelebilir ve bu, Avrupa için büyük bir risk oluşturuyor. Bu nedenle dünya, bu kapasitelerin zayıflatılmasıyla daha güvenli bir hale gelecektir” dedi. Rutte, Avrupa’daki birçok kişinin yalnızca konuşarak bu sorunu çözmenin onları kritik bir noktayı kaçırmaya götürebileceğini anladığını dile getirdi.